Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye ile Suriye arasında aktarmasız uluslararası kara yolu taşımacılığının 13 yıl aradan sonra yeniden başlatıldığını resmen açıkladı.
İki ülke arasında taşımacılığın bir süredir aktarmalı gerçekleştiğine işaret eden Uraloğlu, “Türkiye ile Suriye arasında 13 yıl aradan sonra aktarmasız uluslararası kara yolu taşımacılığı yeniden başladı. Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan dün 4 tır Mersin’den Halep’e, 3 tır İdlib’den Mersin’e gitmek üzere geçiş yaptı.” ifadelerini kullandı.
SÜRECİN BAŞLANGICI VE İLK GEÇİŞLER
Bakan Uraloğlu yaptığı yazılı açıklamada, taşımacılığın bir süredir yalnızca aktarmalı olarak gerçekleştirilebildiğini hatırlattı. Yeni dönemin ilk uygulamasına dair, “Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan dün 4 tır Mersin’den Halep’e, 3 tır İdlib’den Mersin’e gitmek üzere geçiş yaptı.” ifadelerini kullandı. Bu doğrudan geçişler, 2011’de başlayan iç karışıklıklar nedeniyle durma noktasına gelen ve ardından tamamen kesilen taşıma faaliyetlerinin yeniden canlandırılması anlamına geliyor.
MUTABAKAT ZAPTI VE TEKNİK HAZIRLIK
Sürecin teknik altyapısına ilişkin de bilgi veren Bakan, Aralık 2024’teki olumlu gelişmelerin ardından harekete geçtiklerini belirtti. Bu kapsamda, Haziran 2024’te İstanbul’da düzenlenen Küresel Ulaştırma Koridorları Forumu’nda Suriye ile bir mutabakat zaptı imzalandı. Akabinde, 9 Temmuz’da Cilvegözü Sınır Kapısı’nda düzenlenen teknik düzeydeki toplantıda geçiş şartları netleştirildi ve süreç fiilen başlatıldı.
BÖLGE EKONOMİSİNE VE LOJİSTİĞE ETKİSİ
Taşımacılığın yeniden başlamasının en önemli katkısının, zaman ve maliyet tasarrufu olacağı vurgulandı. Türk ve Suriye plakalı taşıtlar artık sınırda yük aktarması yapmak zorunda kalmayacak. Bakan Uraloğlu, “Ağustos 2024 ile Ağustos 2025’i kıyasladığımızda Suriye’ye yönelik taşımalarımızda yüzde 50 artış yaşandı. Bu eğilim artarak devam edecek.” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamadaki bir diğer dikkat çeken nokta ise bölgesel bağlantılara olan pozitif etkisi oldu. Uraloğlu, “Suriye güzergahının yeniden açılmasıyla Hatay, Gaziantep ve Mersin gibi şehirlerimizden Ürdün ve Suudi Arabistan’a ulaşım daha hızlı ve ekonomik hale gelecek. Bu adım, sadece ihracatçımıza değil bölge ekonomisine de canlılık kazandıracak.” sözleriyle sürecin daha geniş bir coğrafyaya olan olumlu yansımalarını özetledi.