Avrupa Süper Ligi’nin ‘para’ hesabı ortaya çıktı! ABD modeli…

Futbol dünyasını derinden sarsan ve günlerdir tartışmalara konu olan Avrupa Süper Ligi projesinin ekonomik kısmına dair belgeler de gün yüzüne çıkmaya başladı. Ayrılıkçı organizasyonun belgeleri, gelir paylaşımı anlaşmalarını ve maliyet kontrollerini ortaya koyuyor.

UEFA ve bu organizasyona bağlı 55 ülkenin karşı çıktığı Avrupa Süper Ligi projesi, 12 kulüp tarafından kuruldu. Organizasyona dair sızdırılan belgelerde, Süper Lig sayesinde artan oyuncu ücretlerinin sınırlandırılacağı ve elde edilecek servetin futbolun en zenginleri arasında paylaştırılacağı yer alıyor.

Gelir paylaşımı düzenlemelerinden katı harcama limitlerine kadar birçok önlemin yer aldığı plan, Financial Times tarafından yayınlanırken, ABD’nin spor organizasyonlarının yapısına benzetildi.

ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDEN 2 KAT FAZLA GELİR

Söz konusu 12 kulüp, dünyanın en çok izlenen sporunda mevcut güç yapılarını paramparça etmekle tehdit eden ayrılıkçı organizasyona katılmayı seçti. Taraftarların, politikacıların ve futbol uzmanlarının şiddetle karşı çıktığı bu organizasyon, kulüplerin yayın ve sponsorluk haklarından bir sezonda 4 milyar Euro’ya yakın gelir sağlayacağına inanıyor. Bu rakam, kıtanın zirve organizasyonu olan Şampiyonlar Ligi’nin gelirinden yaklaşık 2 kat fazla.

Plana göre, sayısı 15’e çıkacak olan Süper Lig’in ‘kurucu kulüpleri’ bu ticari gelirlerin yüzde 32,5’ini paylaşacak. Her yıl yarışmaya katılan 5 ekip de dahil olmak üzere, katılan 20 takım arasında yüzde 32,5 daha dağıtılacak. Gelirlerin yüzde 20’si ‘liyakate’ bağlı olarak pay edilecek ve rekabetteki performansa bağlı olacak. Son yüzde 15 ise, maç yayınlarındaki izleyicisi sayısına göre paylaşılacak.

NBA VE NFL MODELİNE BENZİYOR

Organizasyonda yer alan bir yetkili, organizasyonu kazanan kulübün diğer takımlardan sadece 1,5 kat fazla kazanacağını söyledi. Bu İspanya La Liga’dan elde edilen gelirle kıyaslandığında 3,5 katına yakın. Bununla birlikte, kulüplerin gişe gelirlerinden ve sponsorluk anlaşmalarından elde ettiği paranın tümüne sahip olmasına izin verilecek. Bu model, tasarlanış açısından NBA ve Amerkan Futbol Ligi’nde (NFL) uygulanan sisteme benziyor.

Bu organizasyonlar da ‘kapalı’ devre oynanıyor. Yani takımların organizasyondaki yerleri garantidir, bu da kulüp sahipleri için güvenilir gelir ve istikrarlı kâr sağlar. Ancak Süper Lig’in yeni yapısı, sahadaki başarı sayesinde her takımın en yüksek ödüllere ulaşmasını sağlayan, ‘piramit’ yapısı ile yönetilen Avrupa futbolundan temel bir kopuşu temsil ediyor.

JP MORGAN’DAN 3,25 MİLYAR DOLAR ‘BORÇ’

Manchester United, Liverpool ve AC Milan gibi Süper Lig’in ana mimarlarının çoğunun ABD’li sahipleri bulunurken, ABD yatırım bankası JP Morgan da 3,25 milyar Dolar ‘borç’ vererek bu turnuvayı finanse edebileceğini açıkladı. Yine de projenin arkasındaki itici güç, Süper Lig’in başkanı seçilen Real Madrid Başkanı Florentino Perez. İspanya basınına yaptığı açıklamada kulüplerin battığını söyleyen Perez, salgın nedeniyle ciddi gelir sıkıntısı çeken kulüplerin mali kriz nedeniyle böyle bir hamlede bulunduğunu ifade etti.

ABD sisteminin bir başka benzer özelliği de katı harcama limitleri. Süper Lig kulüpleri, gelirlerinin sadece yüzde 55’ini oyuncu maaşlarına, transfer ve menajer ücretleri gibi ‘spor harcamalarına’ harcayacaklarını taahhüt etmek zorunda olacak. Avrupa kulüpleri genellikle gelirlerinin yüzde 70 ile 80’ini sadece futbolcu maaşlarına harcıyor.

VERGİ KONUSUNDA DEĞİŞİKLİKLER

Süper Lig kulüpleri, sözleşmeler hakkında doğrudan bilgi sahibi olan kişilere göre, “maaş üzerinden alınan gelir vergisinin normalleştirilmesi ve yüzde 45 oranında hesaplanması” için de “vergi eşitleme” maddesine imza attı. Bu, futbolcuların İtalya veya İngiltere’den daha yüksek bir vergi oranı ödediği İspanya’daki kulüplerin, harcama limitleri değerlendirildiğinde rekabette dezavantajlı olmamasını sağlayacak.

Belgeler, Süper Lig kulüplerinin “faiz, vergiler, amortisman ve net kârdan önce pozitif kazançlara” sahip olması gerektiğine dikkat çekiyor. Bunun amacı, birçok kulübün, özellikle de zengin sahipleri olanların, en iyi oyuncuları transfer etmek için büyük paralar ödediği sistemden kopmak. Süper Lig yönetimi, net rakamlar vermeyi reddetti, ancak modelin küçük takımlara da, daha yüksek dayanışma ödemelerine ve futbol piramidinin tamamı için sürdürülebilir bir model yaratma çabasına dayandığını ifade etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir